Kimseden fayda ummam, dilenmem kol kanat;
Kendi boşluk ve gökkubbemde uçar giderim;
Eğilmek, esaret zincirinden ağırdır boynuma;
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir şairim.

Tevfik Fikret

17 Ocak 2011 Pazartesi

Yazarlar - Günseli Ö. Ocakoğlu - Galatasaray'ın 'ruhu taşınırken' trafik kazası oldu! - ZAMAN

Yazarlar - Günseli Ö. Ocakoğlu - Galatasaray'ın 'ruhu taşınırken' trafik kazası oldu! - ZAMAN

Önce güzelliklerden söz edelim: İstanbul'a ve Galatasaray'a yakışır bir stadyumun varlığı hepimiz için elbette onur verici.

Bundan böyle futbolun en güzel örneklerini TT Arena'da izleyeceğiz. Galatasaray'ın başarısı da, kazancı da bol olsun.

Aralarındaki ezeli rekabete rağmen açılışta ünlü Fenerbahçelileri Arena'da görmek de sevindiriciydi. Demek ki artık öteki, beriki demeden çok sık olmasa da bazı olaylarda bir araya gelinebilecek.

Pazarlama gözlüğünden bakarsak; Türk Telekom'un (TT) stadyuma ismini vermesi ve bunu en başından beri sahiplenmesi marka adına akıllıca bir karar. Görün bakın bundan sonra hep beraber milyonlarca kez TT Arena diyeceğiz.


Başkan Adnan Polat son anda bir açıklama yaparak, stadın 'Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena' olarak adlandırıldığını belirtti. İyi ki de öyle yaptı. Taraftar ismin yaşatılmasını çok önemsiyor.

ÖNCE TARAFTARIN DİLİNİ ANLAMAK GEREKİYOR

Aslında 'Çarşambanın gelişi perşembeden belliydi'. Galatasaray camiası adına söz söyleme hakkı olduğunu düşünen pek çok yazar, şehrin göbeğindeki Ali Sami Yen'in Seyrantepe sırtlarına taşınmasına muhalefetini değişik söylemlerle uzun zamandan beri dile getiriyordu. Bazen Adnan Polat yönetimi üzerinden mızırdanıyor, bazen de türlü gerekçelerle tamamlanamayan inşaatı bahane ediyordu. Bir türlü bitmeyen Aslantepe'nin inşaat sürecine bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan müdahale edip işin içine TOKİ de girince 15 Ocak tarihi, Galatasaray için 'ruhun taşınması' günü olarak belirlendi.

Aslında iyi bir iletişim çalışması yapılmış, bütün gazete yönetimleri genel yayın yönetmenleri düzeyinde TT Arena'ya götürülmüş, yeni yerin imkânları ilk ağızdan yansıtılmıştı. Üstüne bir de Cem Yılmaz'ın beğendiğim lansman filmi gelince medya iletişiminin profesyonelce yapılması anlamında pek de bir eksik kalmamıştı. Ama açılış günü Seyrantepe'ye son anda yorgun argın gelen Başbakan'ın beklemediği, daha doğrusu hiç hak etmediği tuhaf şeyler oldu! Peki neden?

TARAFTAR GERİLDİ, GERİLİYOR, GERİLECEK

'Ruh taşınma' işlemi takımın başarılı olduğu bir sezonda yapılsaydı muhtemelen bütün bunlar olmaz ya da daha hafif atlatılırdı. Listenin ilk üçünde görmeye alıştığımız Galatasaray şimdilerde 9. sırada ve gelecek günler pek de iyi şeyler vaat etmiyor. Taraftar üst üste teknik direktör değiştiren yönetime zaten çok kızgın.

Stadyum açılırken çevresi trafik açısından düzenlenmeyen TT Arena için İstanbullular, kar fırtınasındaki gibi birbirini uyarıyor, aman o bölgeye gitmeyin diyorlardı. Gerçekten de korkulan oldu ve taraftar karanlıkta stadyuma ulaşmaya çalışırken trafik de keşmekeşti.

Yönetim, 80 bin kişilik stadyumu dolduramama endişesiyle bolca ücretsiz davetiye gönderirken taşınma esnasında bilet, kart, kombine sıkıntısı tam anlamıyla çözülmediğinden bazı koyu Galatasaraylılar TT Arena'ya gitmek için çok fazla çaba sarf etti, canları da bu duruma çok sıkıldı.

Bir gayret stadyuma ulaşanlar ise görkemli bir gösteriye dönüştürülmeye çalışılan açılış töreninin uzunluğundan çok sıkıldı. Saatler boyunca kesintilerle sürdürülen şov, tribünlerde soğukta bekleyen taraftarı sıktı. Tribündekiler sıkıldığını çok belli ettiyse de kimse onları dikkate almadı.

Statta istenmeyen olaylar meydana gelirken, etrafta sağduyulu biri meseleye müdahale edip taraftarın ortaya koyduğu tavrı neden anlamadı diye sormak gerek. Bana göre Başbakan Erdoğan en sağduyulu tavrı gösterdi ve stadyumu terk etti. Bence çok da iyi yaptı.

Gladyatörler, Arena ve Aslan Adam ironisine gelince, Kanal D'nin canlı yayınında İlker Yasin 'Aslan Adam' konulu filmin ne demek istediğini anlatmasaydı, karambolde ne anlatılmak istendiğini anlamam mümkün olmayacaktı. Teşekkürler İlker Yasin.

Gelelim Aslan Adam'a! Elbette böyle zamanlarda taraftarı coşturmak için abartılı işler yapılır. Ama bu kadarı da biraz fazla değil mi? Ya sahiden örneklerini giderek daha fazla gördüğümüz gibi kendini aslan zannedenler fair play ruhunu ısırıp parçalamazlar mı?

Sonuç: Şu futbol işini renk-ruh gibi konularla çok derinleştirmeden ticari bir yaklaşımla değerlendirdiğimde yeni Arena'mız hepimize hayırlı uğurlu olsun derken Ajax maçı sonrasında konuştuğum Galatasaraylılar tuhaf bir ruh hali içindeydi. Ali Sami Yen'de sahip oldukları ruh Seyrantepe'ye taşınırken bir nevi trafik kazasına uğramıştı. Stadyumda oynanan ilk maç iyi ki berabere bitti ve şükür ki kaza ufak sıyrıklarla atlatıldı. Ya sonrası diyenlere! Sanırım Galatasaray yönetimi ve yönetim karşıtları siz bu yazıyı okurken toplantılarını yapmış stratejilerini de belirlemişlerdir ya da yapmadılarsa acilen yapmalılar. Unutmayalım Başbakan'ın stadyumdan ayrılması camiaya küsmesi anlamına gelmez ama yönetime sıkı bir uyarı niteliğini taşır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder