'Protestocular stada alınmayacak'
17/01/2011 6:57
Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Türk Telekom Arena'nın açılışında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bazı taraftarlarca yapılan protestodan dolayı büyük üzüntü içinde olduklarını söyledi.
Protesto yapan kişilere, “Bunlar Galatasaray camiasının içinden olamazlar” sözleriyle tepki gösteren Polat, “Kendilerini Galatasaraylı kabul etmiyoruz. Elimizde 200 stat, 40 polis kamerasının görüntüleri var. İncelemelerini emniyetle birlikte yapacağız ve bu insanları stadımıza sokmayacağız” şeklinde konuştu. Polat, Türk Telekom Arena’nın yapımı için beş yıldır büyük uğraş verdiklerini, rahmetli başkan Özhan Canaydın ile birlikte ilk günden itibaren kendisinin de işin içinde olduğunu aktarırken, şunları söyledi: “Sayın Başbakanımız, ilk günden itibaren hep bizimle birlikte oldu. Birebir takip edip, çıkan sorunları anında çözdü, olası problemler için de tedbirler aldırdı. Tüm bürokrasiyi harekete geçirip, açılışa kadar çalışmaları takip etti. Olayı sadece bir stadyum olarak görmemek lazım, çevresine de çok büyük yatırımlar yapıldı. Metro, çevre yolları, bağlantı yolları yapıldı ve yapımları sürüyor. Sayın Başbakan hep bizimle birlikte oldu. Kendisine müteşekkiriz. Hem Türk sporuna, hem Galatasaray’a muhteşem bir eser armağan etti.”
Yaşanan olaydan duydukları üzüntüyü dile getirmek için toplandıklarını aktaran Polat, toplantı sonunda ise soru kabul etmedi.
Yönetimin stada almama hakkı var mı?
Adnan Polat’ın dün yaptığı, “Protestocular stada alınmayacak” açıklamasının hukuk açısından bir karşılığı var mı? Bu sorunun cevabını İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen’e sorduk. Şen’in görüşleri şöyle: “Hakaret etmeden sadece ıslık çalarak yuhalamak ceza kapsamında olan bir şey değil. Böyle bir ceza, men etme yargı kararıyla mümkün olur. Bu da iddialayla ilgili dava açılacak. Mahkemeden bunun sonucunda da men etme kararı çıkabilir. Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasının D bendine göre, kişiler belirli yerlere gitmekten, belirli etkinliklere katılma konusunda men edilebilir. Bu ancak yargı tarafından verilen bir ceza olabilir. Bir kişinin, müsabakada işlediği suç, yukarıdaki maddeyle değerlendirilir. Bir kulüp başkanının böyle bir yetkisinin olabilmesi için, bunun yasal dayanağı olması lazım. Polat’ın böyle bir söz söylerken, kulüp tüzüğüyle altını doldurabileceğini bilerek söylediğini zannediyorum. Kulüp başkanı böyle bir tasarrufta bulunarak, o kişi ve kişilerin stada girmesini engelleyebilir. Neticede bu değişik bir hadise. Kulüp başkanının daveti üzerine oraya giden siyasi bir kişinin protestosu bu olay, maç protestosu değil. Bu daha çok spor hukukunu ilgilendirir. Mesela bir alışveriş merkezine gidiyorsunuz, güvenliği tehdit etmediğiniz sürece orası herkese açıktır. Size içeriye alınamacağınız söylendiğinde, siz de ‘Buraya girme hürriyetim engelleniyor’ diye o yer hakkında şikayetçi olabilirsiniz. Stat için de, içeriye alınmayan kişiler oraya zorla giremez. Ama o kişiler de ‘Benim hürriyetim engelleniyor’ diyerek şikayette bulunur.”
Islıkla protesto hakarete girer mi?
Bu arada TBMM Başkanlığı’na sunulan ‘Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı’nda yer alan ‘Seyirden yasaklama’ bölümünde kişinin müsabakaları izlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanmasını neden olan fiiller içinde hakaret, çirkin ve kötü tezahürat da var. Fakat, ıslıkla protestonun hakaret, çirkin ve kötü tezahürat içinde yer alıp almayacağı, elbette ki tartışmalı bir karar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder